civar köyler

18 Şubat 2012 Cumartesi

Vazgeçmek

Bir zamanlar bir kız yaşarmış.

Kabarık saçlarının dağınıklığıyla sakin, düz halini daha çok severmiş lakin, yaşarmış öyle ya da böyle bu kumral güzeli, babası vakt-i zamanında anasını düzeli, badem gözlerinde kemik gözlük, çürük yumurtadan da çürük, sevdiği adamdan yapacağı çocuk, düşünmekten yorulup da unutunca beynini, kaybetti beyni taze ceviz içi güzelliğini, iki yarıküre birbirine kaynadı, Musa gelse ikiye ayıramadı, bulut desenli mavi bir şemsiye satın aldı, yatmadan önce onu tavana astı, yağmurdan koruyan kendi gökyüzünü yaptı, yağamayan yağmurlarla gökyüzü paslandı, kız da gitti şemsiyeyi denize attı, şemsiye denize gark oldu, denizi ıslanmaktan korudu, ben olsam utanırım bu ne biçim deniz, hem kendini bilmiyor hem de buzdan dilsiz, vazgeçti bu sevdadan karı özledi, yılbaşı hediyesi gibi yağmasını bekledi, uyanınca gördü ki aaa kar yağmış gece, uyanınca sandı ki eriyor karlar görmeyince, bir çamın altına gidip var gücüyle salladı, kar yağdıran kendi gecesini yarattı, üzüldü sonra kız çekildi bir köşeye, düşündü hep böyle mi olacak diye, ben dokunmadan kar yağmayacak mı, ben tavana asmadan bulut yoklamayacak mı, şemsiyem bile denizi seçti, nisan için bile çok geçti, damlasıyla çoğalan yağmur varken, bu ne kibir yosunu bile bilmezken, kız artık yok gidiyor bırakıyor, saçları da varsın kabarsın düşünceli gösteriyor.

by Bahar Deniz Eriş on Flickr
http://cuntasy.tumblr.com/post/15679089861/tipt00es-gokten-kedi-kopek-yagiyor-by-bahar

1 yorum: